İdarenin Sorumluluğu (Kusurlu - Kusursuz Sorumluluk) - İdare Hukuku Ders Notu #1





İdarenin Sorumluluğu
                                    Hizmet(Kusurlu)                                       Kusursuz Sorumluluk
                                   -Geç                                                            - Sosyal Risk(Terör)
                                   - Hiç                                                            - Tehlike Sorumluluğu
                                   -Kötü                                                          - Kamu Külfetinin Karşısında Eşitlik

İdarenin görevli olduğu hizmetler noktasında verilen zararların nasıl karşılanacağı meselesidir.
Görev kusuruna örnek olarak; doktorun hastasına yanlış müdahalesi veya hastaya fazla dozda ilaç vermesi gösterilebilir.
-          Bunlar görev ile ilgili olduğundan “görev kusuru” olarak nitelendirilir.
-          Ancak kişi, görevle bağını koparmış yani kişisel olarak birine zarar verdiğinde kamu personeli olsa da bu artık şahsidir.
Tartışmalı nokta: Bir polisin tutukluyu konuşturmak amacıyla işkenceye başvurması görev kusuru mudur, kişisel kusur mudur?
-          Yargı kararlarında, görevle bağlantılı kabul edilemez olduğu bu yüzden şahsi olduğu düşüncesi yer alır.  Ancak kişisel kusur kabul edilirse, işkence etmenin sorumluluğu idarenin sorumluluğu dışında kalmış olur. Bu yüzden görev kusuru kabul edilmelidir ki idarenin sorumluluğu altında olsun ve idare tedbirlerini ona göre alsın.
Not: Görev kusuru ya da şahsi kusur olması kusurun sonuçları bakımından önem taşır.
Örneğin; okulda teneffüste iki çocuğun kavga edip, birinin diğerinin gözünü çıkarmasında, okul sınırları içerisinde öğretmenler öğrencilerinin davranışlarını gözetmekle yükümlü olduğu için bu durum kötü işleyen hizmetin zararı olarak düşünülebilir.
Hizmet Kusuru: İdarenin bir faaliyetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumları söz konusuysa, bunlardan kaynaklı olarak ortaya bir zarar çıkıyorsa ya da kişiler zarar görüyorsa hizmet kusurundan bahsedilir. Bu zararın:
-          Hesaplanabilir bir zarar olması gerekir.
-          Gerçekleşmiş bir zarar olmalıdır, ihtimal üzerinden olmaz.
-          Genel zararlar, idarenin sorumluluğu içerisinde kabul edilir.

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu

1.       Sosyal Risk: Devlete, toplumun zararına yönelik bir faaliyet gerçekleştirildiğinde veya toplumun bütününde korku uyandıracak, maddi ve manevi olarak birilerinin zarar görmesi durumlarında bundan zarar görenleri idare tarafından zararı karşılanmalıdır.
İdare tedbirlerini yapmış olmasına rağmen vatandaşlarının uğradığı zararı karşılamalıdır.
2.       Tehlike Sorumluluğu: Niteliği gereği tehlike barındıran faaliyetlerdir. Bu faaliyet hassas bir faaliyettir ve en ihmalde ağır bedellere sebebiyet verir.
İdare bütün tedbirleri almasına rağmen faaliyetin hassaslığından dolayı kusursuz sorumluluk gereğince zarara uğrayanların zararını gidermekle yükümlüdür.
Örneğin; Fazla yağmurdan dolayı barajın kapakları açıldığında ona yakın tarlaların zarar görmesi söz konusu olabilir. Burada zarar görenlerden dolayı idare sorumlu tutulur. Çünkü idare üstündür ve bu üstünlüğü kabul ederken topluma karşı daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği kabul edilir.
3.       Kamu Külfetinin Karşısında Eşitlik: Örneğin; bir yol yapılacak. O yolun geçeceği yerde insanlar yaşıyor ve idare bu kişilerin yaşam alanlarını kamulaştırıyor. Oradaki yol yapım faaliyeti nedeniyle insanlar ticari faaliyetlerini yürütemedikleri zaman idare bir külfetin altına girmiş olur. Yani burada da kusursuz sorumluluk hali vardır. İdare bu mahremiyeti gidermek adına kişilerin uğradığı zararı karşılar.
Hizmet kusuru olmayan her şey kusursuz sorumluluk mudur?
İdarenin her durumda kusursuz sorumluluğu gereğince tazmin yükümlülüğü altında olduğu kabul edilmez. Çünkü idare böyle bir şeyin altından kalkamaz. Öyle bir şey olsa en basit örnekle, dışarıda kavga eden herkes idareye gideceği için bazı durumlar da idarenin sorumluluğu bunlar içerisinde değerlendirilemez.

İdarenin Sorumluluğunu Ortadan Kaldıran Haller
1)      Mücbir Sebep
2)      Tazmin Gerektiren Zarar Bulunmaması
3)      Zarar Görenin veya Üçüncü Kişilerin Eylemi
4)      Kamu Görevlilerinin Görevden Ayrı Kişisel Kusurları

1.       Mücbir Sebep
Deprem, sel vs. gibi sebeplerle idarenin sorumluluğu ortadan kalkabilir. Ancak her durumda söz konusu değildir. İdarenin bunu öngörmemiş olması gereklidir.
Örneğin; Hiç deprem olmayan bir yerde deprem olması öngörülemez. (Depreme dayanıksız binalar)
Deprem, Türkiye için mücbir bir sebep değildir.
İdare tüm denetlemeleri yapsa buna rağmen insanlar depremden zarar görseler bu durumda da mücbir sebebe dayandırılabilir mir?
İdare bütün tedbirleri almış ve buna rağmen zarar çıkıyorsa idarenin sorumluluğu azaltılır.
Kişinin de kusuru olması halinde yani alkollü araç kullanıp çukura düşmesi durumunda zarar gördüğünde, idarenin bu sorumluluğa etkisi ne olur?
Kişinin de kusuru varsa; kusur idareye ve zararı gören kişiye paylaştırılır. Yani ikisinin de sorumluluğu söz konusu olur.
-          Üçüncü kişiler idarenin faaliyetine dışarıdan müdahale ederse, sorumluluk idarenin üzerine kalır. Ancak idare bunu üçüncü kişilerden talep eder, rücu eder.

İdari Yargının Ortaya Çıkışı
Türk idari yargı sisteminde, idari uyuşmazlıkların ayrı bir yargı sistemi içerisinde yargılanması gerektiği kabul edilmiştir. Bunun doğuşu Fransa’dadır. Dolayısıyla tarihsel gelişimine bakmak istersek Fransa’ya bakıyoruz. Sırasıyla bakacak olursak:
-          İdare, tamamen yargısal uyuşmazlık dışı bırakıldı.
-          İdareye karşı; itiraz yoluyla başvurulabilirdi.
-          Danıştay, idareye itiraz yoluyla başvurulduğu zaman teknik hukuki destek sağlayan bir danışmanlık kurumu oldu.
-          İdareye karşı Danıştay; bir üst yargı mercii gibi, en azından ilk kurullarının, Bakanlıkların kararlarına karşı bir üst yargı yolu oldu.
-          Son aşamada; ayrı bir yargı düzeninde ayrı bir yargılama mantığıyla, Danıştay adli yargıdan bağımsız bir yargı düzeni olarak var oldu.

Her uyuşmazlıkta Danıştay’a gidilemez.

Adli yargı ile idari yargı arasında uyuşmazlık olabilir. İki yargı düzeni de bir davaya bakmak isteyebilir. Burada karşımıza ihtiyaç olarak üçüncü bir mahkeme çıkıyor: Uyuşmazlık mahkemesi.
Uyuşmazlık mahkemesi, adli yargı ile idari yargı arasındaki görev uyuşmazlıklarını çözen üst yargı organıdır.

Blanco Kararı: Bu kararın özelliği, idare hukuku diye ayrı bir hukuk dalından bu karardan sonra bahsedilir. Blanco kararından sonra idarenin bütün faaliyetlerinin kamu hizmeti olarak ayrı bir hukuki rejime tabi olması kabul edilmiştir.

Etiketler: idarenin kusursuz sorumluluğu, kusursuz sorumluluk, görev kusuru, hizmet kusur, tehlike sorumluluğu, sosyal risk, idare hukuku notları, idare hukuku ders notları,

Yorumlar