İdare Hukuku 2018 Bahar Dönemi Final Sınavı ve Cevap Anahtarı



OKAN ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ
 İDARE HUKUKU – İDARE HUKUKU II FİNAL SINAVI
Ø  Yanıtlarınızın, olaylardaki verilere dayalı, gerekçeli ve okunaklı olmasına özen gösteriniz. 
Ø  Yanıtlarda gerekli yasal dayanaklar gösterilmelidir. Sınavda gerekçesiz, içtihatsız ve açıklama içermeyen idari yargı ile ilgili mevzuat kullanmak serbesttir.
Ø  Sınav süresi 120 dakikadır.
OLAY 1: 2014 doğumlu Furkan Alaz 12.03.2018 tarihinde boğaz ağrısı, nefes darlığı ve tekrarlayan tonsillit şikayetiyle A. Devlet Hastanesi’ne ailesi tarafından getirilmiştir. Yapılan muayenesi sonucu kronik tonsillit tanısı konulan Furkan hastaneye yatırılarak 13.03.2018 tarihinde KBB Uzmanı Dr. M.D. ve anestezi uzmanı Dr. D.Ç. tarafından adenotonsilleklomi ameliyatına alınmıştır. Ameliyattan önce yapılan tetkiklerde ameliyata engel bir durumunun olmadığı belirlenmiştir. Ancak Furkan’ın 13.03.2018 tarihinde ameliyatı esnasında bademcikleri alındıktan sonra aniden bradikardi (kalp atımının düşmesi) gelişmesine bağlı olarak kalbi durmuş, acil müdahale sonrası kalp tekrar çalışmış, hastanede yoğun bakım ünitesi olmaması nedeniyle Furkan’ın E.A. Üniversitesi Hastanesine sevkine karar verilmiştir. Furkan A. Devlet Hastanesinden E.A. Üniversitesi Hastanesine özel donanımlı ambulansla hemşire refakatinde, doktor olmaksızın sevk edilmiş, sevki sırasında kalbi yine durmuş, E.A. Üniversitesi Hastanesine ulaştıklarında ise Furkan’ın ölmüş olduğu tespit edilmiştir (ölüm tarihi 13.03.2018). Furkan’ın anne ve babası çocuklarının ölümünden dolayı uğramış oldukları maddi/manevi kayıpların telafi edilmesi için dava açmayı düşünmektedirler.

Olaya İlişkin Teknik Açıklama: Furkan Alaz’ın ölüm sebebi ani gelişen kalp durması ve akciğer ödemidir, çocuklarda yapılan ameliyat sırasında % 15 oranında ani kalp durmasına bağlı ölüm gerçekleşebileceği hususu tıp literatüründe kabul edilmektedir. Ameliyat öncesi yapılan tetkiklerde müteveffa çocuğun ameliyata engel bir durumunun mevcut olmadığı belirlenmiştir. Anestezi sırasında verilen ilaçların doz ve nitelikleri tıbbın gereklere uygundur.
İlgili Mevzuat  Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları İle Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği :  Madde 5/1/4: Özel donanımlı ambulanslar: Acil hasta veya yaralılara olay yerinde acil tıbbi yardımı sağlamak veya görev yaptığı bölgenin coğrafi özelliği ile taşıdığı hasta veya yaralıların yaşı, fiziki ve tıbbi durumlarına göre özel olarak tasarlanmış ve buna göre personel ve ekipmanla donatılmış araçlardır…
Madde 7/c: Özel donanımlı ambulanslarda bir hekim veya bir paramedik ile bir sağlık personeli olmak üzere en az iki personel görev yapar. Ekipte şoför yerine bir paramedik veya acil tıp teknisyeni çalıştırılabilir. Yoğun bakım ambulanslarında çalışacak hekim ve sağlık personelinin; Bakanlıkça onaylanmış temel modül, erişkin ileri yaşam desteği ve travma resüsitasyon kurslarını, yenidoğan hastaların nakli amacıyla kullanılacak olan ambulanslarda çalışacak hekim ve sağlık personelinin ise Bakanlıkça onaylanmış temel modül ve çocuklarda ileri yaşam desteği ve/veya NRP kursunu başarı ile tamamlamış ve sertifika almış olmaları zorunludur.

SORU 1: Furkan’ın annesi ve babası idari yargıda hangi davayı açabilirler? (5 pn)
İdari yargıda tam yargı davası açmalıdırlar.

SORU 2: Furkan’ ın anne ve babasının dava açmadan evvel gerçekleştirmesi gerekli bir başvuru var mıdır? Cevabınız olumluysa hangi süre içerisinde bu başvurunun yapılması gerektiğini, baş vurunun ardından hangi sürede dava açılması gerektiğini yazınız. Baş vuru yapılmadan dava açıldığı takdirde idare mahkemesinin ne tür bir karar vereceğini belirtiniz. (15 pn)
Furkan’ın anne ve babasının dava açmadan evvel İYUK madde 13 kapsamında ön karar elde etmek üzere idareye başvurmaları gerekir. IYUK md. 13 hükmü idarenin eylemlerinden (salt idari eylem/saf idari eylem) zarar görenlere yönelik getirilmiş zorunlu bir başvurudur. Burada yasa maddesinden açıkça görüleceği üzere, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl ve eylemin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içerisinde başvurunun yapılması gerekir.
Başvuru tarihinin başlangıcını sadece eylemi öğrenmeden itibaren düşünmek hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceğinden 1 ve 5 yıllık sürelerin hesabında eylem tarihi, zararın o eylemden kaynaklandığı tarih ve hatta zararın idareye atfedilebilirliğinin öğrenildiği tarihi somut olayın özelliklerine göre göz önünde bulundurmak gerekir.
Olayda Furkan 13.03.2018 tarihinde vefat etmiştir. Ailesinin bu tarihten itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvurması ve bu başvuruyla idareden tazminat talebinde bulunulur. İdare 60 gün içinde açıkça başvuruyu reddederse cevabın tebliğini izleyen günden itibaren dava açma süresi olan 60 gün içerisinde tam yargı davası açılabilir.
İdare 60 gün içinde cevap vermezse (zımni red), 60 günün sonunda (zımni red süresinin bitmesinden itibaren) yine dava açma süresi olan 60 gün içinde tam yargı davası açılır.
1 ve 5 yıllık  başvuru süreleri dava açma süreleri değildir, dava açma süresi 60 gündür.
Başvuru yapılmadan dava açıldığı takdirde “idari merci atlaması” durumu oluşur ve dilekçenin görevli idari mercie gönderilmesine karar verilir.

SORU 3: Furkan’ın vefatına ilişkin olarak kusurlu/kusursuz sorumluluk hallerinden hangisine dayanarak idare mahkemesi tazminata hükmedebilir, gerekçeli olarak açıklayınız. (10 pn)
Olayda hizmet kusuru bulunmaktadır (idarenin kusura dayanan sorumluluğu mevcuttur). İdare hukuku açısından değerlendirildiğinde kamu hizmetlerinin olması gerektiği şekilde yürütülmemesi hizmet kusurudur. Hizmet kusuru idare hukukuna özgü bir sorumluluktur. Hizmet kusuru; hizmetin hiç işlememesi, hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkar.
Somut olayda hem durum gereği hem de yönetmelik hükümleri gereği Furkan’ın ambulansa naklinin doktor (veya paramedik refakatinde) yapılması gerekirdi, ayrıca ambulansta en az iki sağlık görevlisi bulunmalıydı, ancak Furkan kalp durması gibi kritik bir durumda bir hastaneden diğerine hemşire refakatinde sevk edilmiştir.  Olayda ambulansta doktor bulunmaması hizmetin kötü işlemesi olarak nitelendirilmelidir, idarenin ağır hizmet kusuru mevcuttur, ki sağlık hizmetleri bünyesinde risk barındırdığından idarenin sorumlu olması için ağır hizmet kusurunun bulunması gerekir.  

SORU 4: Furkan’ın anne ve babası açtıkları davada 100 bin TL maddi, 100 bin TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır, söz konusu tutarın dava süresince artırılması (ıslahı) mümkün müdür, açıklayınız. (5 pn)
Mümkündür İYUK md 16/4 uyarınca ve tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar süre ve diğer usul kuralları gözetilmeden bir kereye mahsus nihai karar verilinceye kadar harcı ödenerek artırılabilir. Dolayısıyla söz konusu tutarın bir kereye mahsus artırılması mümkündür.
OLAY 2: Ahmet Kıran’a ait lokanta faaliyet konulu iş yerine ilişkin olarak 01.06.2017 tarihinde belediye başkan yardımcısı tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı tanzim edilmiştir. Lokantanın faaliyete geçmesinin ardından gerçekleştirilen denetimlerde işyerinde mevzuata aykırı olduğu belirtilen hususlar tespit edildiğinden, lokantanın işyeri açma ve çalışma ruhsatı Belediye Encümeni tarafından 01.09.2017 tarihinde iptal edilmiştir, iptal kararı Ahmet Kıran’a 03.09.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ahmet Kıran iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin tekrar değerlendirilmesi amacıyla 15.09.2017 tarihinde İYUK madde 11 kapsamında belediye başkanlığına başvurarak iptal işleminin kaldırılmasını talep etmiştir. Belediye başkanlığı 25.09.2017 tarihinde Ahmet Kıran’a yazılı olarak şu cevabı vermiş ve ruhsatın iptali işleminin kaldırılması talebini reddetmiştir: “Belediye Encümeni belediye başkanı başkanlığında teşekkül ettiği ve başkan tarafından tesis edilebilecek işlemleri tesis etmeye evleviyetle yetkili olduğundan belediye başkan yardımcısı tarafından verilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatının belediye encümeni tarafından iptalinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır”.

İlgili Mevzuat  İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik
Madde 6: Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz….. İşyeri ruhsatları yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından bu Yönetmelikte öngörülen sürede imzalanır; ruhsat için ayrıca, meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz.
SORU 5: Ahmet Kıran’ın açacağı davanın türünü belirtiniz, söz konusu davayı hangi süre içerisinde açabilir, davada görevli ve yetkili mahkeme hangisidir yazınız. (15 pn)
İptal davası açması gerekir. Açılacak davada idare mahkemesi görevlidir, Danıştay idari yargıda özel görevli mahkemedir, Danıştay Kanunu madde 24 ‘de yazılı olan durumlarda Danıştay görevlidir, bu davada madde 24 ‘de sayılan durumlar yoktur. Yetkili mahkeme İYUK 32 uyarınca dava konusu idari işlemi veya sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir, somut olayda iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal eden Belediyenin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkili mahkemedir.

İYUK 11 kapsamında idareye başvurulmuştur.  Madde 11’de idare tarafından gerçekleştirilen bir işlem vardır ve kişiler dava açmadan önce idareye başvurarak işlemin değiştirilmesi ve kaldırılmasını ya da geri alınmasını isterler. Bu tür bir başvuru isteğe bağlı bir başvurudur, böyle bir başvuruda bulunma zorunluluğu yoktur, kişi bu başvuruyu yapmadan da idari yargıda dava açabilir. İYUK 11’ e göre bir üst makama başvurulduğunda dava açma süresi durur.

Somut olayda 15.09.2017 tarihinde idareye başvuru yapılmıştır, idari işlemin tebliğ tarihi 03.09.2017’dir. Tebliğden sonraki günden itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. Bu bağlamda tebliğ ve başvuru arasında (03.09-15.09) 12 gün süre geçmiştir. Buna göre 12 günlük dava açma süresi işlemiştir. 25.09.2017 tarihinde idarenin verdiği cevabın ertesi gününden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. 26.09.2017 tarihinden itibaren 60 -12 = 48 günlük dava açma süresi mevcuttur.

SORU 6: İş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işlemine ilişkin olarak lokanta niteliğinde olan iş yerinin daimi müşterisi olan İhsan Anar’ın idari yargı yerinde dava açma ehliyeti var mıdır, (sübjektif ehliyet, menfaat ihlali)  gerekçeli olarak değerlendiriniz. (10 pn)
İptal davalarında objektif ehliyetin yanında sübjektif ehliyet de aranır. İptal davalarında davacıda bulunması gerekli koşul menfaat ihlalidir, menfaat ihlali subjektif ehliyeti oluşturur. İptal davasına konu olan menfaat; meşru, kişisel ve güncel olmalıdır.
- Menfaat meşru olmalıdır. Menfaat kanun, tüzük, yönetmelik gibi hukuk normlarına veya sözleşme, içtihat gibi hukuk kaynağına dayalı olmalıdır.

- Menfaat kişisel olmalıdır. Bir kimsenin iptal davası açabilmesi için işlemin menfaatini etkilemesi gerekir. İhlal edilen menfaat davacıya ait olmalıdır.

-Menfaat güncel olmalıdır. Menfaatin dava açıldığı zaman ve karara bağlandığı sırada güncelliğini koruması gerekir.

Olayda müşteri İhsan Anar’ın ihlal edilen ihlal edilen menfaat kişisel değildir, dolayısıyla dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.


SORU 7: İş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işlemine ilişkin olarak Ahmet Kıran’ın açacağı davada ileri sürebileceği hukuka aykırılık sebebi nedir, yazınız. (10 pn)
İdare tarafından gerçekleştirilen işlem yetki açısından hukuka aykırıdır. Bir idari görevli ancak kendisine yasal olarak açıkça yetki verildiyse, o yetkilendirme çerçevesinde sorumludur. Ama yetkide paralellik ilkesi uyarınca bir işlemin yapılması için yetkili olan idari makam işlemin değiştirilmesi, kaldırılması, geri alınması için de, yasada aksine bir hüküm yoksa, yetkilidir. Genellikle yasalarda işlemi yapacak makam belirtilir, işlemi değiştirecek veya ortadan kaldıracak makam konusunda hüküm olmaz, bu tür durumlarda işlemi yapmaya yetkili makamın, işlemi değiştirme ve kaldırmaya yetkili olduğu kabul edilmektedir. Olayda Belediye Başkan yardımcısının verdiği ruhsat yine aynı makam tarafından iptal edilmeliydi, ancak yetkilerin paralelliği ilkesine aykırı olarak ruhsat belediye encümeni tarafından iptal edilmiştir. Ayrıca yasada da açıkça belediye encümeninin yetkisizliği yazmaktadır, dolayısıyla yetki açısından hukuka aykırılık ileri sürülmelidir.

SORU 8: Ahmet Kıran’ın lokantasına ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işlemine ilişkin açtığı dava idari yargıda sonuçlanmış, iş yeri tekrar faaliyete geçmiştir. Ancak bir süre sonra lokantanın önünden geçen yola üst geçit yapılmış ve lokantanın camları üst geçidin duvarıyla tamamen kapanmıştır. Ahmet Kıran üst geçidin lokantasının camını kapamasından ötürü müşteri kaybettiğini, dolayısıyla maddi zarara uğradığını düşünmektedir. Ahmet Kıran idari yargıda hangi sorumluluk esasına göre dava açabilir, belirleyiniz. (15 pn)
İdarenin kusursuz sorumluluğu kapsamında yargı yoluna başvurulabilir. Kamu külfetleri karşısında eşitlik (fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi kapsamında tam yargı davası açılabilir. Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi, idarenin kamu yararı amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetlerine ilişkin olarak, bu faaliyetler sonucu özel ve olağan dışı nitelikte zarar gören kişilerin zararının karşılanmasını hedefler. Burada idarenin faaliyeti sonucu toplumun geneli menfaat sağlarken, bazı kişiler özel olarak zarara uğramaktadır. Bu sorumluluğun doğması için; oluşan külfetin aynı durum ve statüde olan kişilerin bazılarını etkilemesi gerekir.  Zararın da ufak tefek zarar statüsünden çıkmış ve belirli bir ağırlığa ulaşmış olması gerekir. Ancak zararın özel olması niteliğinden anlaşılması gereken bir kişiye özel olması değildir. Bir başka deyişle, zarara uğrayanın sayısının birden fazla olması zararın özel olması niteliğini zedelemez, burada önemli olan husus zarara uğrayanların toplumun tümüne nazaran küçük bir grup oluşturmasıdır, olağandışılıksa tüm idare edilenlere yönelik genel nitelikli bir külfet olmamasıdır. İdarenin kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesiyle kusursuz sorumluluğunun kabulü için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: - zarar özel ve olağan dışı olmalı, -  külfet aynı durumda olan kişilerin tamamını değil belirli bazı kişileri etkilemiş olmalıdır. Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesiyle kusursuz sorumluluğunun kabulü için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: - zarar özel ve olağan dışı olmalı, -  külfet aynı durumda olan kişilerin tamamını değil belirli bazı kişileri etkilemiş olmalıdır.

METİN SORUSU 9: İdari yargıda kanun yollarından istinaf ve temyiz incelemesinde gerçekleştirilen yargısal denetimlerin içeriğini/sınırlarını yazınız. (15 pn)
-  Temyiz de istinaf da olağan kanun yoludur.
- İstinaf genel bir kanun yolu, temyiz özel bir kanun yoludur,
- Temyiz kanun yoluna belirli hallerde başvurulabilirken, birtakım istisnalar dışında idare ve vergi mahkemelerinin kararlarının tamamına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (istisna: 5.000TL altı uyuşmazlıklar, İYUK 20/A ve 20/B kapsamındaki uyuşmazlıklar).
- Temyizde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bazı kararların hukuka uygunlukları, maddi olayla ilgili herhangi bir yargısal inceleme gerçekleştirilmeksizin, esas açısından ve yargılama usulü açısından yargısal denetime tabi tutulur. Temyiz de gerçekleştirilen inceleme hukuk kuralının doğru uygulanmasına ilişkindir.  Temyizde yargısal denetim hukuka uygunluğa özgü olarak gerçekleştirilir, kural olarak temyize konu olan kararın dayandığı maddi vakıaların gerçekliklerine veya doğruluklarına ilişkin bir değerlendirme yapılmaz. Ayrıca temyiz de yeniden bir yargılama yapılmaz. Oysa istinafta hem hukuka uygunluk denetimi yapılır hem de maddi vakıalar ve deliller yeniden değerlendirilerek yargısal denetime tabi tutulabilir. İstinaf incelemesinde yeni vakıalar ve deliller ileri sürülebilir.
- Temyizde bir karar hukuka aykırı bulunduğu takdirde bozulur, Danıştay yeniden yargılama yapıp yeni karar almaz, dosyayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla temyize konu kararı almış olan mahkemeye geri gönderir. İstinafta ise BİM kararı kaldırarak davayı yeni baştan ilk derece mahkemesi gibi yargısal denetime tabi tutar ve ilk derece mahkemesinin verdiği kararın yerine yeni bir karar alır.



Yorumlar