Zilyetlik Davaları - Eşya Hukuku #11


Zilyetlik davaları son derece kısa şekilde sonuçlanan davalardır. Zilyetlik davalarının özelliği; sadece ve sadece o eşyaya zilyet olduğunuzu ve zilyetliğin iradeniz dışında gaspa veya saldırıya uğramış olduğunuzu ispat etmeniz gerekir.
Geri Verme Davası: Rızası olmadan zilyetliğine son verilen kişi, gasp edilen malın kendisine geri verilmesin talep eder. Bunu talep edebilmesi için, gasp fiilinden önce kendisinin zilyet olduğunu ve kendi rızası olmaksızın malın gasp edilmiş olduğunu kanıtlaması gerekir.
·      Zilyetliği gasp etmiş olan davalı kural olarak davacının zilyetliğinin haksız olduğunu ve gasp fiilini hakkını sağlamak için işlediğini bir savunma olarak ileri süremez.
MK. M. 982/1: Başkasının zilyet bulunduğu bir şeyi gasp eden kimse, o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür.
MK. M. 982/2’de ise bu kurala istisna getirmiştir: Davalı, o şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek üstün bir hakka sahip olduğunu derhal ispat ederse onu geri vermekten kaçınabilir.
·      Zilyetlikten doğan geri verme davasını zilyetlik sıfatı olan herkes açabilir. Dolaylı zilyet dava açıyorsa, dolaysız zilyede verilmesi için dava açabilir, kural budur. Fakat dolaysız zilyet eşyanın kendisine verilmesini istemez ise eşya dolaylı zilyede geri verilebilir.
·      Geri verme davası sadece gasp fiilini gerçekleştiren gasıba karşı veya onun külli haleflerine karşı açılabilen bir davadır; gasp edenin cüzi haleflerine karşı bu dava açılamaz.
·      Gasıp malın artık kendisinde olmadığını ispat ederse, geri verme davası reddedilir.
Tazminat davası: Tazminat davası aslında bir zilyetlik davası değildir. Tazminat davası, tamamen haksız fiilden kaynaklanan bir tazminat davasıdır dolayısıyla borçlar hukuku kurallarına göre açılacak bir davadır. Geri verme davası ile birlikte tazminat davasının açılmaması gerekir. Çünkü Tazminat davası geri verme davasının tabi olduğu sürelere tabi değildir.
Saldırının önlenmesi davası: Bir saldırı henüz mevcut değil fakat saldırının olacağına dair çok ciddi belirtiler var ise saldırının önlenmesi davası açılabilir.
Saldırının sona erdirilmesi davası: Bir saldırı başlamış ve devam etmekte ise saldırının sona erdirilmesi davası açılabilir.
Özetle:
·      Bu davalarda hiçbir şekilde gasp veya saldırıda bulunan kişinin kusurlu olmasına bakılmaz, zarara uğrayıp uğramamaya bakılmaz.
·      Sadece eğer gasp gerçekleşmiş ise eşyanın geri verilmesi veya bir saldırı gerçekleşmesi tehlikesi varsa bunun önlenmesi, saldırı gerçekleşmiş ise bunun durdurulması amaçlanmaktadır. Burada önemli olan gasp veya saldır fiillerinin hızlı bir şekilde sona erdirilmesidir.
·      Saldırıdan doğan zilyetlik davasını zilyetlik sıfatı olan herkes açabilir. Dava saldırı yapana ve onun külli haleflerine karşı açılabilir.
·      Bunun dışında açılacak tazminat davaları tamamen borçlar hukuku kurallarına göre açılacak davalardır.
·      Zilyetlik davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir ve dava basit yargılama usulüne tabidir.
·      Zilyetlik davalarında kanun koyucu hak düşürücü süre öngörmüştür. Zilyedin gasp veya saldırı fiilini ve failini öğrenmesinden başlayarak 2 ay ve herhalde fiilin işlenmesinin üzerinden 1 yıl geçmesiyle dava açma süresi düşer. Hak düşürücü süre öngörülmesinin sebebi, eski zilyetlik durumumun sağlanmasının amaç olmasıdır.


ZİLYETLİĞİN İDARİ YOLDAN KORUNMASI
Bu yol, 1984’te çıkarılan 3091 sayılı “Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi ” adlı özel bir kanunla düzenlenmiştir.
Zilyetliğin idari yoldan korunması SADECE TAŞINMAZLAR İÇİN GEÇERLİDİR.
Özel mülkiyete tabi taşınmazlar gibi kamu malı niteliğindeki taşınmazların da zilyetliğinin idari yoldan korunması mümkündür.
Kanunun amacı; tecavüz veya müdahalelerin idari makamlarca önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamaktır (tecavüz = gasp, saldırı = müdahale).
Tecavüz: Taşınmaz malı zorla veya zilyedinden habersiz olarak işgal etmek veya ele geçirmek veya taşınmazın aynında değişiklikler meyanda getirmektir.
Müdahale: Zilyedin taşınmaz mal üzerindeki mutlak hâkimiyetini kısmen veya tamamen ihlal etmektir.
Başvuru ve Soruşturma
·      Taşınmaz zilyetliğine yönelik bir tecavüz veya bir müdahale fiilinin olması gerekir.
·      Önlenmesi için başvuru olmalıdır.
·      Özel mülke bir tecavüz veya müdahale gerçekleşmişse doğrudan veya dolaylı zilyet, kamu malı ise yetkili kişi, köye ait taşınmaz ise köy halkından herhangi biri başvurabilir
·      Kamu mallarında başvuru zorunlu değildir, vali veya kaymakam re’sen harekete geçebilir.
·      Özel mülke tecavüz veya müdahale fiilinin ve failinin öğrenildiği andan itibaren 60 gün ve her halde tecavüz veya müdahale anından itibaren 1 yıl içinde valiliğe (ilçelerde kaymakama) başvuru gerekir. Kamu malları için süre yoktur.
Buradaki 60 günlük süre ile zilyetlik davalarındaki 2 aylık hak düşürücü süre birbirine karıştırılmamalıdır.
Karar verme ve kanun hükümlerini yürütmekle yetkili merci Vali ve Kaymakam’dır. Soruşturmacı tarafları, şahitleri, ilgisine göre yetkili kişileri, köy muhtarını vs dinleyebilir. İfadeler yeminli alınır. Soruşturma 15 gün içerisinde tamamlanarak karara bağlanır.

Kararın sonuçları ve uygulanması
Kararlar kesindir. Her karar idari işlem niteliğindedir, idari yargı yoluna başvurulabilir.
Açık yazı ve hesap hataları karar veren makamca kendiliğinden düzeltilir.
Tecavüz/müdahalenin önlenmesi için başvuru sırasında, mahkeme tarafından verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı varsa veya anlaşmazlıkla ilgili bir dava açılmışsa 3091 sayılı kanun uygulanmaz.
Buna karşılık, 3091 sayılı kanuna göre idari makamca verilmiş bir önleme kararı varsa, dava açılmadan mahkeme ihtiyati tedbir kararı vermez.
Soruşturma sonucunda bir tecavüz/müdahale olduğuna karar verilirse vali/kaymakam bir infaz memuru görevlendirir. 5 gün içerisinde bu tecavüz veya müdahalenin ortadan kaldırılması zorunludur, güvenlik kuvvetleri de gerekli önlemleri alır. Masraflar, tecavüz/müdahale yapan kişiden alınır.
Tecavüz/müdahale aynı kişi veya onun yararına başka bir kişi tarafından tekrar yapılırsa, yeniden soruşturma yapılır. Taşınmaza aynı kişi veya onun yararına başka bir kişi tarafından tecavüz/müdahale tekrarlanacak olursa bu artık suç teşkil eder, yani tekerrür suça yol açar.

Yorumlar