Medeni Usul Hukuku Pratik Çalışma Örnekleri


USUL II PRATİK 1
OLAY                   :
B, bilgisayar ürünleri satan arkadaşı A’dan 5.000 TL değerinde çeşitli bilgisayar ve bilgisayar parçaları almış ve borcunu iki ay içinde ödeyeceğini belirtmiştir. İki aylık süre geçmesine rağmen borç ödenmemiştir. A, B’ye karşı dava açmıştır.

SORULAR  :
1.   Davalı B cevap dilekçesi vermemiştir. Davalının ıslahla savunma sebeplerini sonradan ileri sürmesi mümkün müdür?
2.   05.02.2016 tarihindeki ikinci duruşmaya her iki taraf da gelmemiştir. Hakim bunu duruşma tutanağına yazdırmış, 10.02.2016 tarihinde ise iki tarafın da duruşmaya gelmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Hakimin verdiği bu karar doğru mudur? Dosya hangi tarihte işlemden kalkmıştır, bunun sonuca etkisi ve önemi nedir?
3.   Davacı delil olarak aralarındaki sözleşmeyi belirtmiş, ancak sözleşmeyi dava dilekçesine eklememiştir. Bu durumda sözleşmenin delil olarak incelenmesi mümkün müdür? Mümkünse hakimin nasıl hareket etmesi gerekir? Mümkün değilse neden?
4.   A bu davada alacağını hangi delil veya delillerle ispat edebilir?
5.   Hakim kendiliğinden davalının isticvabına karar verebilir mi? İsticvap ile hakimin tarafları dinlemesi arasındaki farklar nelerdir?
6.   B, cevap dilekçesinde “A’dan 5.000 TL değerinde bilgisayar ve bilgisayar parçası aldım. Ancak bundan doğan borcumu ödedim.” Şeklinde bir ifade kullanmıştır. Bu ifade usul hukuku bakımından nasıl nitelendirilir? Bunun üzerine kimin neyi ispat etmesi gerekir? Bu konudaki görüşleri de dikkate alarak cevaplayınız.
7.   B’nin, davadan önce A’ya bir e-mail gönderdiğini ve bu e-mailde “Sana olan borcumu ödeyemedim, biraz gecikti kusura bakma. Birkaç gün içinde ödeyeceğim.” Şeklinde bir ifade kullandığını varsayalım. A’nın bu e-maile dayanması ve alacağını ispat için bunu kullanması mümkün müdür? Bu durumda A hangi delil veya delilleri mahkemede kullanabilir?
8.   A’nın yaptığı satımları göstermek üzere tuttuğu bir defter olduğunu varsayalım. A’nın kendi tuttuğu bu defter kayıtlarında B’ye sattığı ürünlerin ve bedellerinin yazılı olduğunu varsayalım. A açtığı davada alacağını bu defter kayıtlarıyla ispat edebilir mi?
9.   B’nin elinde, A tarafından yazılmış ve borç ödendiği için teşekkür edildiğini gösteren bir mektup varsa B bununla ödemeyi ispat edebilir mi?


USUL II PRATİK 2
OLAY: A AŞ ile B Ltd. Şti arasında yapılan sözleşmeye göre, B Ltd. Şti, A AŞ’ne her ay 5 ton Finike portakalı temin edecek, portakalın tesliminden bir hafta sonra da bedeli olan 5000 TL ödenecektir. A AŞ sözleşmeye uygun şekilde kendisine Ocak ve Şubat ayı içinde portakal teslimatı yapılmadığı iddiasıyla uğradığı zararın ödenmesi için dava açmıştır.
SORULAR:
  1. Açılan bu davada mahkeme görevsiz olduğu kanaatine varırsa bunu hangi aşamada inceleyip karara bağlayacaktır? Bu konuda tarafları duruşmaya çağırmadan karar verebilir mi?
  2. Mahkeme, davalının ileri sürdüğü zamanaşımı defini incelemiş ve alacağın zamanaşımına uğradığını tespit etmiştir. Mahkeme tarafları duruşmaya davet etmeden davayı zamanaşımı sebebiyle reddetmiştir. Sizce bu karar doğru mudur? Neden?
  3. A AŞ’nin başlangıçta zararının bir kısmı için dava açması mümkün müdür? Alacağının bir kısmı için dava açtığını kabul edersek, sonradan bu miktarı artırması mümkün müdür?
  4. Davacının alacağının bir kısmını talep ettikten sonra davaya geri kalan kısmı da dahil ettiğini varsayalım. Bu durumda alacağın sonradan dahil edilen kısmı için davalının zamanaşımı savunmasında bulunması mümkün müdür?
  5. Davalı B Ltd. Şti. de, A AŞ’ne teslim ettikleri 10 ton portakalın bedelinin ödenmediği iddiasıyla ayrı bir dava açarsa, bu iki davanın birlikte görülmesi mümkün müdür? Nasıl? B Ltd. Şti. bu talebi için ayrı bir dava açmadan da davanın aynı mahkemede görülmesini sağlayabilir miydi?
  6. İlk derece mahkemesinin davayı reddettiğini varsayalım. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda bölge adliye mahkemesinde tarafların isticvap edilmesi mümkün müdür?
  7. Açılan davada ispat yükü kimin üzerindedir ve hangi vakıayı hangi delillerle ispat etmesi gerekir?
  8. A AŞ’nin delil olarak mahkemeye ibraz ettiği ve taraflarca hazırlandığı iddia edilen sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkilisi tarafından inkar edildiğini varsayalım.
a)   Bu iddia üzerine mahkemenin nasıl hareket etmesi gerekir?
b)   Bu konuda B Ltd. Şti’nin ayrı bir dava açması mümkün müdür?
c)   Bahse konu sözleşme noter önünde düzenleme şeklinde yapılmış olsaydı, (a) ve (b) seçeneğindeki cevabınızda değişiklik olur muydu?
  1. Davacı yapılan sözleşmeye dayanarak icra takibi başlattıklarını, bu icra takibinde sözleşmenin aslını icra dairesine teslim ettiklerini, ancak sözleşmenin aslının icra dairesinde kaybolduğunu, ellerinde sadece bir fotokopinin kaldığını ileri sürerse, mahkemenin bu fotokopiyi delil olarak değerlendirmesi mümkün müdür? Mümkün ise neden ve nasıl? Mümkün değilse davacı bu vakıayı nasıl ispat edebilir?
  2. Davacı iddiasını başka delillerle ispat edememiştir. Bu durumda davacıya ne yapmasını tavsiye edersiniz? Bunun sonuçları nelerdir?


Yorumlar